•                                                                                                                                              Hemen bizi arayın: +90(212) 249 88 93
            

Gemiler Sözlüğü


Yazar:
Yayıncı:Denizler Kitabevi
Kategori:Denizcilik Kitapları
Barkod:9789944264822
Ebat:- cm
Sayfa Sayısı:- s.
Baskı: - -
Durumu:Ürün Satışta.

35.0026.25 TL


ÖNSÖZ

Aslında, büyük bir yelkenliden daha güzel şey az bulunur dünyada.

Şarpi, kotra falan değil, kocaman bir gemi. Uzun direkleri, geniş yelkenleri, yüksek bordasıyla bin

tonluk, iki bin tonluk tekne. Böyle bir güzelliğin, motorlarını çalıştırmadan, rüzgâr altında süzülüşüne

doyum olmaz.

O sırada ancak iyi şeyler düşünebilirsiniz bütün dünya için.

Mümtaz Soysal (Öpülesi Gemiler, s.17).

Bu sözlüğün içerdiği tekne çeşitleri için Karadeniz, Marmara, Ege, Ak-deniz, Kızıldeniz ve Basra

Körfezi ile Tuna, Nil, Dicle ve Fırat nehirlerinin oluşturduğu coğrafya esas alınmıştır. Bu coğrafya

dışından kalan, ancak bi-linmesinde yarar bulunan tekne çeşitleri de eklenmiştir. Bu coğrafya, aynı

zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel-coğrafyasıdır.

Farklı iklim-ler, farklı denizler, kıyılar, rüzgârlar, ister istemez bu ortama uygun tekne-lerin yapımını

da gerektirmiştir. Bu yüzden Osmanlı İmparatorluğu, XVI. yüzyıldan itibaren okyanusların ticarî

yaşama katılması ile öne çıkan Porte-kiz, İngiltere, Hollanda gibi denizci uluslardan farklı olarak,

egemenliğinin yayıldığı coğrafyadaki denizleri neredeyse bir iç deniz haline getirerek, bir çok denizle

birden ilişkili ve değişik teknelerin kullanıldığı bir deniz ülkesi olmuştur. Öyle ki, gemi yapımında

köklü değişikliklerin başladığı XIX. yüzyıl gibi geç bir dönemde bile, Tuna havzası, Karadeniz,

Marmara, Ege adaları ve Akdeniz’den imparatorluk merkezi olan İstanbul’un gıda, kömür, kereste vs.

gereksinimini karşılamak için gelen tekneler –bunların içinde sa-vaş gemileri, balıkçı ve yolcu

tekneleri ile diğer gemi türleri bulunmama-sına karşın, saptanabilen 21 farklı orta boy ticarî tekne

türü ile– oldukça çok çeşitlilik gösterebiliyordu. Halkın gereksinimlerini karşılamaya dönük bu

taşımacılık ve gemicilik, Batı’da olduğu gibi, arkasında bir kolonizasyon, esir ticareti ya da gambot

politikası güden ve çeşitli halklara acılar çektiren bir deniz gücünün parçası olmayışı, onu daha değerli

kılmakta ve kültü-rel ilgiyi de haketmektedir. Ne ki, geçmişte, bu coğrafyanın Antik Çağ’dan günümüze,

zengin uygarlık mirasına yeterince sahip çıkamadığımız gibi, deniz kültürüne de yeterince ilgi

gösteremediğimizden, bu çeşitlilik zaman içinde yok olmuştur. Günümüzde ise, her iki konuyu

önemseyip, değerli çalışmalar ortaya koyan bilim insanlarımız eksik değildir. Arşiv kaynakları-mız

araştırıldıkça, deniz kültürümüzün bu zenginliği daha belirgin olarak ortaya çıkabilecektir.

Tarihsel metinlerde gemiler ile ilgili bilgilerin çok az ve sınırlı oluşu, ko-nunun derinliğine ortaya

çıkarılmasını engellemekte ve bu yüzden pek çok tekne, birkaç özelliği ile betimlenmeye

çalışılmaktadır. Adı dışında hiçbir bil-giye ulaşamadığımız tekneleri ise, madde başlığı olarak

almamayı yeğledik.

Tekneler, tarih boyunca insanın nehirde, gölde, denizde geçen yaşan-tısının ayrılmaz bir parçası

olmuş, onunla gezmiş, keşiflere çıkmış, savaş-mış, geçimini sağlamak için uğraşmış, sayısız

maceralarında can yoldaş-lığı yapmış araçlardır. İnsanın değişen gereksinmeleri ve teknolojik gelişme

yeni araçlar yaratırken, eskilerin büyük bir kısmını da yaşantımızdan çıkar-mıştır. Kimimiz için bu

teknelerin canlı imgeleri anılarında hâlâ yer etse bile, İstanbul’un süslü Alamanalarını, Marmara’nın

körfezlerinde bekleşen renkli Çektirmelerini, Karadeniz’in Taka ve Çırnıklarını, Ege ve Akdeniz’in

Tirandil ve Praçiralarını görmenin artık olanağı kalmamıştır. Birçoğu ikti-sadî ve sosyal yaşamımızdan

çıkmış olsalar bile, kaybolan bu güzelliklerin imgeleri kültürel dünyamız için yine de değerlidirler.

Böyle bir sözlük yapmaktaki amacımız, gemilerimizle ilgili bir sıralama yapmak ve onları kabaca da

olsa tanıtmak, konuya ilgi duyanlara topluca bir bilgi verebilmek, araştırma yapacaklara başlangıç için

bir kaynak oluş-turmaktır. Bu yüzden teknik özelliklere az yer verilmiş, görülebilir özellik-ler, tarihsel

konumu, tarihsel süreçteki gelişimi ve bu süreçteki yaşanmış-lıklar, kısaca anlatılmaya çalışılmıştır.

Ancak, tarihsel olaylar söz konusu olduğunda, olaya taraf olanların anlatımları da farklı olabilmekte ve

objek-tiflik azalmaktadır.

Denizcilik tarihi de böyledir ve denizcilik ile ilgili ki-tapların bazılarında, birbirinden farklı bilgiler

görülebilmekte ve abartılı anlatımlarla karşılaşılmaktadır. Olabildiğince “doğru ortayı” bulmak yani

objektif olabilmek için, kaynaklara bağlı kalınmaya çalışılmıştır.

Diğer bir sorun, metinlerdeki anlatılarla, gravür, minyatür ve resimlerde betimlenen teknelerin

eşleştirilmesinde ortaya çıkmaktadır. Görsel malze-melerde teknelerin çoğunlukla cinsi

belirtilmediğinden, yazılı kaynağa uy-gun görseller seçilmekte, ancak bu da yanlış yapma olasılığını

beraberinde getirmektedir.

Bu sözlük, konusu ile ilgili kaynaklara bağlılığı yanında, teknelerin in-san yaşantısına kattığı

güzel öyküleri ve şiirselliği de anımsatmayı istemek-tedir. Bu yüzden, roman ve öykülerden kısa

alıntılar yapılmış, bazı madde aralarına şiir de konulmuştur. Ayrıca, kitabın adı her ne kadar

Gemiler Söz-lüğü ise de, uzun tutulmuş kimi maddelerinden dolayı, sözlük kalıpların-dan çıkıp,

gemiler üzerine bir okuma kitabı haline dönüşmesine izin veril-miştir.

Bu çalışmamda, her zaman olduğu gibi bilgi ve deneyimlerinden ya-rarlandığım eşim Mine

Özen’e, Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver Arşivi ve kendi belgelerinden yararlanmam konusundaki

nazik yardımlarından do-layı Sayın Gülbün Mesara’ya, şiir çevirisi ve resimleriyle katkıda

bulunan yeğenlerim Çağla Işıl Soykan ile Arzu Soykan’a, Kısmet teknesinin fotoğra-fını almama

izin veren, büyük denizcimiz Sadun Boro’nun kızı Sayın Kıs-met Deniz Polat’a, Carbognano’nun

kitabından Ada Yavrusu resmini kul-lanmama izin veren Eren Yayıncılık adına Muhittin Salih

Eren’e; İstanbul Deniz Müzesi Kütüphanesi, İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi) Kütüp-hanesi,

Rahmi M. Koç Müzesi, İ.Ü. Nadir Eserler Kütüphanesi, Süley-maniye Kütüphanesi ve Topkapı

Sarayı Müzesi’ne teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca, yayınları ile denizciliği sevdiren ve çalışmamın

da basılmasını üstle-nen Sayın Kpt. M. Turgay Erol’a çok teşekkür ederim.

Selim Özen

Geri Dön

 Tüm Kredi Kartları Geçerlidir. Sitemizde Kart Bilgileri Tutulmamaktadır.